Son Yazılar

Neden Ben...
Ah Şu Maskelerimiz...
Kuşbakışı Dünyadan Kareler
Dünyanın En Tehlikeli 5 Yolu
Kadavra Müzesi+16
Düşündüren Gerçekler Çok İlginç
Ölümü Bekleme Odaları..!!
Dünyadan İnsanlık
Şehr-i İstabul
Bir Çocuğun Bakışları İle Ramazan.

Son Yorumlar

  • Selamın Aleyküm
    Selamın Aleyküm
    etkileyici
    Siyah kırmızı
    uzun-kısa çelişkisi
    napıyım ben o arabayı alıppppp alalahhh
    aşkım
    aşk
    helal olsun
    Hayırlı Olsun
  • Kategorilerim

  • Beğendiklerim

    ForumeEl.Forum
    Ah Teslimiyet
    Ah Mine'l Aşk

    Dostlar

  • harabatehli
  • forumelserdar34
  • serhatincesoz
  • fulyaogretmen
  • psikopatim
  • yamanlarinsaat
  • ahteslimiyet
  • blogpunisher

  • Anketler



    Blogman

    Kadavra Müzesi+16

    28/12/2008 kategori: Garip ve Gizemli

    Yorumlar (yok) ::: Yorum Yaz ! ::: Bağlantı
    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

    başa dön


    Düşündüren Gerçekler Çok İlginç

    28/12/2008 kategori: Garip ve Gizemli
    Düşündüren Gerçekler Çok İlginç

    1861-1865 yılları arasında ABD başkanlığı yapan Abraham Lincoln için öğretmenleri şunları demişti:
    -Aslında fena bir öğrenci deil ama çok dalgın ve saçma sapan sorular soruyor...

    Kalınlığı ve büyüklüğü ne olursa olsun bir kağıt en fazla 7 kez katlanabilir...

    ABD nin önemli turizm merkezlerinden biri olan kumarhaneleri ile ünlü Las Vegas taki kumaarhanelerin hiç birinde saat yoktur..

    MISIR PİRAMİTLERİNİN ESRARI

    Piramitler M.ö 2600-2500 yılları arasında inşa edilmiştir ve her biri 20 ton olan taşlardan inşa edilmiştir.Bu taşları temin edicek en yakın yer yüzlerce km uzaklıklardadır.o zamanın teknolojisine göre bu taşların nasıl taşındığı bilinmemektedir.

    Piramit kimin adına yapıldıysa onu bulunduğu odaya yılda sadece 2 kezz güneş gir bu günler o kişinin doduğu ve tahta çıktığı günlerdir..(çok ilginç walla aşırdım bunu okuyunca)

    Mumyalarda radyoaktif madde bulunduğundan mumyaları ilk bulan 12 bilim adamı kanserden ölmüştür...

    Piramitlerin içinde radar sonra ultra sound gibi aletler çalışmaz (ilginç walla yaf)

    Kirletilmiş su bir kaç gün piramidin içinde kalırsa arıtılmış hale gelir

    Piramidin içinde süt bir kaç gün süreyle taze kalır ve en sonunda bozulmadan yoğurt olur.

    Bitkiler piramidin içinde daha çabuk büyür..

    Piramidin içine bırakılan su beş hafta süreyle bekletildikten sonra yüz losyonu olarak kullanılabilir(tamamen gerçektir)

    Çöp bidonu içindeki yemek artıkları hiç koku yapmadan piramid içinde bekler adeta mumyalaşır..

    Kesik yanık sıyrık gibi yaralar büyükçe bir piramidin içinde daha çabuk iileşme eylemi gösterir..

    Piramitlerin bazı odalrının içinde ne olduğuna dair bibilgi yoktur araştırmacıların çoğu ya kayboldu yada aynı yerde bir kaç tur attı fakat içlerini göremediler

    Piramitlerin içi yazın soğuk kışın sıcak olur..

    -----------------------------------------

    Ilıman ve soğuk denizlerde kayalık kısmında yaşayan ıstakozların kan rengi mavidir

    Bir fare susuzluğa deveden daha fazla dayanabilir

    En çok sayıda yumurta bırakılan balık okyanus güneş balığıdır.Okyanus güneş balığı bir seferde 30 milyon yumurta bırakabilir...
    alıntıdır...
    Yorumlar (yok) ::: Yorum Yaz ! ::: Bağlantı
    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

    başa dön


    Ölümü Bekleme Odaları..!!

    28/12/2008 kategori: Garip ve Gizemli
    Burası Nepal’in Barning Ghat’ı. Ölüleri yakma yeri. Yaşlı ve hasta Budistlere, ‘Ölmek istiyor musun?’ diye soruyorlar. ‘Evet’ diyeni, bekleme odalarına kapatıyorlar.

    Ölüm gerçekleştiğinde de cesetler yakılıyor. Sebebi ruhun nirvanaya ulaşması. Yani salt mutluluğa. Ancak herkesin yakıldığı yer farklı. Köprünün altında yoksul insanlar yakılıyor. Bekleme odalarına biraz daha yakın yer, komutan düzeyinde asker, bürokrat ve zenginlerin. Onun hemen yanındaki özel yer ise kral ve kraliyet ailesine ait. Kast sistemi, ölümde bile sürüyor.

    Öbür dünyayı bekleme odaları

    Yaşlı ve hastalara ‘Ölmek istiyor musun?’ diye soruyorlar. ‘Evet’ diyeni, yani nirvanaya ulaşmak isteyeni getirip, aç-susuz kapatıyorlar. Yaşamlarından da umudu kesiyorlar. Çünkü buraya girenin bir daha çıkamayacağına inanıyorlar.

    Basmati pirincinin köklerinden çıkıp, Ganj’la birleşene kadar yüzlerce kilometre kat eden Bagmati Nehri’nin 150-200 metreden getirdiği pantolonu bulaşık yıkayan kadın aldı.

    Gömleği başka biri.

    Çünkü oğlu tarafından ağzından ateşe verilen adamın, nirvanaya uzanan yolda artık bunlara ihtiyacı yoktu.

    Burası Nepal’in başkenti Katmandu’nun Barning Ghat’ı... Yani ölüleri yakma yeri.

    Köprünün altı garibanların.

    Köprünün üstünün ilk yakma ve yıkama yeri, komutan düzeyinde asker, bürokrat ve zenginlerin. 20-25 metre ötesi kral ve kraliyet ailesine ait.

    Ölümde bile ‘kast’ sistemi...

    Hemen 10 metre ötesinde ise öbür dünyayı bekleme odaları dizili.

    Yaşlı ve hastalara ‘Ölmek istiyor musun?’ diye soruyorlar.

    ‘Evet’ diyeni, yani nirvanaya ulaşmak isteyeni getirip, aç-susuz kapatıyorlar. Yaşamlarından da umudu kesiyorlar. Çünkü buraya girenin bir daha çıkamayacağına inanıyorlar.

    Arada sırada doktor gelip bakıyor.

    Mucize eseri hastayken iyileşenler ve ölmek isteyip de ölemeyenler çıkarılıp, yeni bir isimle yeni bir hayata başlıyor. Bunu törenlerle kutluyorlar.

    KÖTÜ İNSANLAR GERİ DÖNÜYOR

    Hindular da, Budistler de ölenin cesedini ‘Ruhu nirvanaya ulaşsın’ diye yakıyorlar. Tabii iyi bir insansa ulaşabiliyor nirvanaya.

    Kötüysen dünyaya geri dönüyorsun (gerçi bugüne kadar dönen olmamış ama). İnsan ya da herhangi bir canlı olarak.

    Oysa amaç dönmemek.

    Dönmüyorsa, ruh mükemmele ulaşmış oluyor.

    Her geri geliş ise nirvana yolunda yeni bir sınav.

    Ayakları uzun, kolları yanda olarak yakılanlar Hindu.

    Kollar göğüste kavuşmuş, ayakları bağdaş kurmuş şekilde yakılanlar ise Budist.

    Hindular aynı gün, Budistler en erken 3’üncü gün yakılmak zorunda. Çünkü Budist inancına göre ruh 3 günden önce bedeni terk etmiyor.

    Hatta ölenin soyadında ‘Lama’ adı varsa bir ay sonra bile yakılabiliyor.

    Ruh baştan çıkınca nirvanaya ulaşıyor.

    Bu yüzden ruhun vücudun başka bir yerinden çıkmasını istemiyorlar.

    3’üncü gün rahip gelip kontrol ediyor.

    Eğer baş yumuşamışsa, ruhun doğru yerden çıkıp, nirvanaya ulaştığına inanılıyor ve bu şenliklerle kutlanıyor.

    CENNETE, ERKEK EVLAT ATEŞİ GÖNDERİYOR

    Ölen Hindunun ailesi bir yıl boyunca beyaz giymek zorunda.

    Erkek ya da kadın, ölen kim olursa olsun ailenin erkekleri kaş, bıyık ve saçlarını bir yıl kazıtıyor.

    Çünkü göğe çıkan geri dönebilir ve onları tanıyamayabilir.

    Saçsız, sakalsız, bıyıksız (dünyaya ilk geliş gibiymiş) ve beyazlar içinde olursa geri dönen daha rahat tanıyabiliyor dünyadaki akrabalarını.

    Ölen babaysa büyük erkek evlat, anneyse küçük erkek evlat ilk ateşi veriyor. Erkek evlat yakarsa ruhun cennete gideceğine inanılıyor. Bunun için erkek çocuk çok önemli. Erkek evlat yoksa en yakın erkek akraba yakıyor.

    Kadınların yakması yasak. (İstisnalar hariç. Devrimci birkaç kadın ceset yakmış, bu da günlerce olay olmuş)

    İlk ateş, ölüm tanrısının orada olduğuna inanıldığı için ağızdan veriliyor. Ardından otlar, sonra da kütükler tutuşuyor.

    Ceset tamamen yanıp, külleri havaya savrulduğunda, ruh göğe yükselmiş oluyor.

    Ardından bir rahip, Bagmati Nehri’nden aldığı birkaç kova suyla, nirvana yolcusunun bu dünyayla bağlarından son izleri de siliyor.

    Ne kül kalıyor, ne duman.

    Bir hoş seda, iki damla gözyaşı.

    Bir de ‘Nepaliten’ şarkılar...

    KADIN VE ÖLÜM ASLA YAN YANA GELMİYOR

    Belki bir anne, belki de bir eş...

    Bagmati Nehri’nin kenarındaki taşta oğlu ya da kocasının cesedi yanarken, içerideki feryat figan ses de, gözyaşıyla ağıt olup, yürekleri yakıyor.

    Gidip de göremiyor, bir veda busesi kondurup, dokunamıyor.

    Çünkü o doğurganlığın ve yaşamın simgesi; kadın.

    Ölümle yan yana asla yakıştırılmıyor.
    Yorumlar (yok) ::: Yorum Yaz ! ::: Bağlantı
    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

    başa dön


    <<< :::::: Sonraki Sayfa >>>
    N'olur bir iyİLİK yap! | www.biriyilikyap.net

    Menü

    Ana Sayfa
    Profilim
    Favorilere Ekle
    Ana Sayfa Yap
    Arşiv
    Rss
    E-Mail

    Ziyaretciler







    Blogman

    Hertelden Blog






    Google bot last visit powered by Gbotvisit.com Yahoo bot last visit powered by  Bots Visit Msn bot last visit powered by  Bots Visit